Logo

Ağacın F’si    

 

Farkındalık son yıllarda empati gibi sıkça dile gelen psikoloji kavramlarından biri …

Farkındalık empati gibi okuyarak değil yaşayarak öğrenilen

Bilmekten öte, olmayı gerektiren bir “temas” biçimi,

Dikkatin, şimdiki ana yöneltilerek, anlık deneyimlerin yargılanmadan ve kabullenmeyle gözlemlenmesi,

Duygularda, düşüncelerde, bedende, eylemde yani gözde ve gönülde; niyet, anda olma, (şimdi ve buradalık), yargısızlık, kabullenme, iç gözlem, anlayış, izin verme, açıklık, keşif ve çok daha fazlası ile işleyen bir süreç farkındalık.

Farkındalık ile ilgili bu girişi niye yaptığıma gelince?

Geçen gün bir sitenin “farkındalık” için önerdiği bir etkinliği okuduğumda

Farkındalık ile çalışan, bu konuda uygulamalar yapan, kavramın büyüme ve gelişme için anlamını ve değerini her fırsatta dile getiren biri olarak,  sitedeki etkinliği buradan duyurmak istedim

2011 yılının Ağaç Yılı olduğunu öğrendiğim bu site, bir sene boyunca bir ağacı gözlemleyerek  farkındalık sürecine  davet ediyordu bizleri; yolumuzun üzeri, evimizin önü, yakınımızda olan bir ağacı seçmemizi, onu bir yıl boyunca gözlememizi, gözlemlerimizi fotoğraf, yazı, çizim olarak kaydederek paylaşmamızı öneriyordu …

Bu önerisi ile “2011 ağaç yılı”nı aynı zamanda soyut bir durumdan çıkarıp somut hale getirerek bir fark yaratıyordu

Malum ilan edilen pek çok yıl veya özel gün çoğu zaman “temassız” ve “neye hizmet ettiği” anlaşılmadan geçip giderken

Önerilen bu etkinlik “2011 ağaç yılı”nı anlamlı, anlaşılır, ulaşılabilir, gözlenebilir, izlenebilir, uygulanabilir bir deneyime dönüştürüyor

Yine bu etkinlik “farkındalık” için kendimiz ve en yakınımızdan yola çıkmamızın,küçük bir adım atmamızın, yeterli olacağını

Zaman harcamanın, emek vermenin, bir sürece şahitlik etmenin ve sürekliliğin değerini düşündürüyor,

Ve bize küçük prens ile tilkinin dialoğundaki“gülünü bunca önemli kılan uğrunda harcadığın zamandır”  sözünü hatırlatıyor  

Yine bu etkinlik doğadan kopuk yaşayan ve dolayısıyla kendi doğasından uzaklaşan “modern” insanın, hız, teknoloji ve tüketim üçgeninde artan edilgenliği, bağımlılığı, kayıtsızlığı karşısında sorması gereken bir soru  ve  vermesi gereken cevabı olduğunu aslında söylüyor

Çok uzun zaman önce okuduğum bir kitapta yazar, “teoride bildiğinizi pratikte yaşamadığınız, teoriden pratiğe gitmekten, pratikten teoriyi oluşturmaya başlayamadığınız sürece özgürleşememişliğinizin farkında mısınız,  diye soruyordu

İşte bu etkinlik özgürleşmek adına ıskalanan bir çok anı düşünüyor bir kez daha bize

 

Ben ağacımı seçtim, gün içersinde baktığım, zaman zaman da  temas ettiğim çocukluğumun ağaçlarından biri olan ceviz ağacını bu sefer bu etkinlik ile bir başka görmeye başladım

Bu deneyimle Tilki ve Küçük Prens’in dialoğunu bir kez daha hatırlayıp  içimden, içten tekrar ettim; Gözler kördür, insan ancak yüreğiyle baktığı zaman gerçeği görebilir…